Birçok ebeveyn, çocuğunun sık hasta olduğunu düşünür. Sık hastalanan çocuklar acaba gerçekten direnç eksikliğine bağlı mı sık hasta olmaktadır? Yoksa hastalıklarla  karşılaşma  açısından şanssız  çocuklar mıdır?  İşte bu nokta, sadece anne babaları değil pediatristleri de oldukça zorlamaktadır. Hangi çocuk zaman, emek ve para harcanarak direnç eksikliği açısından araştırılmalı, hangisi normal kabul edilmelidir? Öte yandan pediatri polikiniklerine “sık hastalanma” şikayeti ile getirilen çocukların çok az bir kısmında gerçek direnç eksikliği çıkmaktadır. Bu nedenlerle araştırılacak çocuklar dikkatle seçilmelidir.

Sık Hastalanan Çocuk

Uzun yıllar boyunca yapılan birçok araştırma sonunda, hangi çocukların direnç eksikliği yönünden araştırılması gerektiği konusunda bir takım kriterler belirlenmiştir. Özellikle 5 yaş altında olup, kreşe giden veya kreşe/okula giden kardeşi olan çocukların, yılda ortalama 12-15 defa üst solunum yolu enfeksiyonu geçirmesi normal kabul edilmektedir. Bir üst solunum yolu hastalığı ortalama 10 gün sürmektedir. Bu hastalıkların sonbahar,kış ve ilkbahar aylarında daha sık görüldüğünü gözönüne alırsak; çocukların yaklaşık olarak ayda iki hastalık atağı ile günlerin çoğunu hasta geçirmesi, normal kabul edilmektedir. Öte yandan, çocuğun yılda 8’den fazla mikrobik enfeksiyon veya 3 ve üzerinde ciddi sinüzit, zatürre veya derin doku ve organ enfeksiyonu geçirmesi durumu araştırmaya alınması yönünden  uyarıcı olmalıdır. Ayrıca 2 aydan uzun süren ve yanıt alınamayan antibiyotik kullanımı veya damaryolundan antibiyotik tedavisi gereksinimi, olağan dışı mikroplara bağlı olağan dışı hastalık seyirleri de çocuğun direnç eksikliği açısından incelenmesini gerektiren kriterlerdir. Buradaki en önemli nokta; bu hastalıkların tanısının mutlaka bir hekim tarafından konmuş olmasıdır.

Sık hastalık geçirme şikayeti ile direnç eksikliği açısından  araştırılan çocukların yarısı normal çıkmaktadır. Bu  çocuklara “şanssız çocuklar” da denmektedir. Şanssız çocuklarda sık hastalanmanın nedeni; kötü ve sağlıksız beslenme, kreşlerde/okullarda hasta kişilerle sık temas, pasif olarak sigara dumanına maruziyet, kalabalık ev ortamı olabilir.

Sık tekrarlayan enfeksiyonları olan çocukların üçte biri de alerjik bünyeye sahiptir. Alerjik rinit veya astımı olan çocuklar, yanlışlıkla sık tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonu, zatürre ya da bronşit gibi tanılar alabilirler. Kaldı ki alerjik çocukların otit, sinüzit, rinit gibi hastalıkları sık geçirmeleri, bünyelerinin alerjik yapısından dolayı kolaylaşmıştır. Ailede alerji hikayesi olması, büyüme gelişmenin normal olması ve bazı fizik muayene ve laboratuar bulguları ayırıcı tanı kriterleridir.

Sık hastalanan çocuk ların onda birinde ise yine direnç eksikliği değil altta yatan kronik bir hastalık vardır. Bu hastalıklar, genizeti, bademcik büyüklüğü, kalp ve akciğer hastalıkları, sinir sistemine ait hastalıklar olabilir. Bu çocuklarda büyüme gelişme geriliği ve/veya altta yatan hastalığa özgü fizik muayene bulguları bulunur.

Direnç eksikliği nedeniyle sık hastalık geçirme kriterlerini karşılayan çocuklara birinci basamak testleri yapılmalıdır. Test sonuçlarında da direnç eksikliği tanısı güçleniyorsa ileri testlere geçilmelidir.

Beklenenden çok enfeksiyon geçiren ve direnç eksikliği saptanmayan çocukların öncelikle çevre şartları düzenlenmelidir. Sigara dumanından korunması, beslenmesinin düzenlenmesi, kreş ortamına dikkat edilmesi, hasta kişilerden uzak tutulması, gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılması, kişisel hijyene dikkat edilmesi sayesinde hastalanma sıklığı azalacaktır.